V6 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
V6 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2009 Cuma

Audi TT-RS

Almanya’daki Nürburgring yarış pistinde denenirken görüntülenen araç, Audi’nin, Porsche Cayman ve BMW Z4 M Coupe ile rekabet etmesi için geliştirdiği TT-RS modeli.

2009 yılının ortalarında satışa sunulacak araçta kullanılacak kompresör beslemeli 3 litrelik V6’nın 340-350 beygir civarında olması bekleniyor.


Resimlerdeki otomobilde dikkat çeken bir başka şey ise frenler... Test aracında Seramik kompozit frenler kullanılmış, bakalım üretim modelinde de kullanılacak mı?

14 Ağustos 2008 Perşembe

Renault Laguna Coupe



Renault Laguna Coupe

Renault yeni aracı Laguna Coupe'nin tanıtımı için, bu hafta Monaco F1 Grand Prix ve Cannes Film Festivali ile dikkatleri üzerine toplayan Güney Fransa'yı tercih etti.

Yeni tek kapılı Renault'da, ilk etapta, iki motor seçeneği sunulacak. Dizel isteyenler için 235 beyir gücünde ve 450 Nm tork üreten V6 dCi, benzinli isteyenler için de 240 beygir gücünde 330 Nm tork üreten V6. Bu motorlar ile Laguna Coupe, 7 saniyenin altında 100 km/s hıza ulaşabiliyor. Sonraları firma 2 litrelik dizel ve benzinli motorlarından da faydalanabilir.

Uzunluğu 4.64 metre, genişliği 1.83 metre, yüksekliği 1.40 metre, dingil mesafesi 2.69 metre olan Laguna Coupe 17 veya 18 inç jantlar ile donatılabilecek.

Araçlar ile ilgili detaylar 2008 Eylül ayında düzenlenecek Paris Otomobil Fuarı'nda belli olacak.

Volvo XC90 D5







İki şeyin aynı anda olamadığı durumlar vardır. Nasıl, bir şey, aynı anda hem soğuk hem de sıcak olamazsa, bir vasıta da, aynı anda hem mükemmel arazi kabiliyetine, hem de yarış pistlerinde limitleri zorlayacak özelliklere sahip olamaz. Piyasada bulunan SUV’ları da, soğuk sıcak örneğinde olduğu gibi, en “arazici” ve en “asfaltçı” şeklinde iki kutubun ortasına koyarsak, daha önce incelediğimiz X5 “asfaltçı”, Pajero “arazici”, XC90 ise, iki ekstrem kutbun ortasında yer alan araç oluyor.

Aracın kapısını açar açmaz sizi Volvo’lara özel, hoş bir deri kokusu karşılıyor. Yüksek sürüş poziyonu olan XC90’a bindiğinizde, koltukları için, biraz şımarıkça, “dünyanın en rahat koltukları” diyebilirsiniz. Diğer Volvo modellerinden de bildiğimiz bu koltuklar, profesyönel ellerde, yolcu ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanıyor. Vücuda iyi destek sağlaması için ergonomi uzmanlarınca hazırlanan koltuklar, alerjisi ya da astımı olanlar düşünülerek, Oeko-Tek 100 Standardı’na uygun imal edilmiş. Temas alerjisine karşı aracın içindeki bütün metal bölümler de test edilmiş. Aracın 5 kişilik oturma düzeni, bagajdaki ilave koltuklar sayesinde 7’ye çıkabiliyor. Ön ve arka koltukların diz, baş ve omuz mesafeleri son derece cömert.

İsveçli otomobil firmasının, 2003 yılında satışa sunduğu XC90’ın, “güncellenmiş” 2007 modeli, 3 motor seçeneği ile satılıyor. Seçenekleri 8 ve 6 silindirli benzinli ve 5 silindirli dizel oluşturuyor. Test aracımızda 2.4 litrelik 5 silindirli dizel motor bulunuyor; 185 beygir gücündeki motor 2000-2750 devir arasında 400Nm tork üretiyor. Direk enjeksiyonlu, değişken türbin geometrili turbo dizel motor üstten çift egzantrikli ve 20 supaplı. Çevre düşünülerek tasarlanmış motorda bulunan ve bakım gerektirmeyen parçacık filtresi, egzoz gazındaki is ve parçacıkları azaltıyor, böylece hem doğaya karşı daha nazik olunuyor, hem de aracın arka tarafı tutuşmuş gibi siyah dumanlar çıkararak “karizma”yı bozmasının da önüne geçilmiş oluyor.

Dizel motorların sesinden hoşlanmayanlar, aracın içinde çok mutlu olacaklar. Çünkü gaza bastığınızda kabine gelen motor sesi, özel otomobillere has bir karaktere sahip. Ancak aracın dışarı verdiği ses tamamen farklı.

XC90, firmanın yüksek güvenlik standartlarından payını almış. Size, aracın hava yastıklarının sayısından, usataca hesaplanmış deformasyon bölgelerinden, ya da stabilite sistemlerinden bahsetmeyeceğim. Lüks araçlarda yeni yeni görmeye başladığımız, kör nokta uyarı sistemini Volvo XC90’da da mevcut. Sistemin görevi, sağ ve sol aynanın atında bulunan bir cihaz ile, şoförü, aynanın kör bölgesinde kalmış olan, başka araçlara karşı uyarmak. Ancak sistem biraz daha tedbirli çalışıyor ve siz aracı gördüğünüz halde, araç sizden bir metre arkanızda olsa da uyarıyor, bu da kabul edilir birşey. Ancak konu İstanbul trafiği olduğunda iş biraz değişiyor ve alışmak gerekiyor. Çünkü gerçekten kör noktanızda biri mi var, yoksa hemen arkanızda sizi tehlikeli şekilde yakından takip eden aracı mı haber veriyor, siz bunu anlamaya çalışırken, şerit değiştirmeden önce, yanınızı bir süre kontrol etmek isiyorsunuz. Tabi bu sırada bir süre sinyal vermiş olmanız, diğer sürücüleri “uyandırıyor” ve “aman önüme geçmesin” refleksine neden oluyor. Tabi bir düğmeye basıp sistemi kapatmak ve yazılmamış kurallara göre sürmek size kalmış...

Güvenliğe bir diğer katkı da, aktif bi-xenon hareketli döner farlardan geliyor. Sistem ile, farlar direksiyonun açısına göre, her yöne 15 derece dönebiliyor. Böylece, gece seyahatlerinde, aracın geçeceği yol çok daha önceden aydınlanmış oluyor. Araçlarda yeni görüğümüz bu teknoloji çok da yeni değil aslında. 1930 model Cadillac’larda tamponda 3üncü bir lamba bulunuyor ve direksiyona mekanik olarak bağlı çalışıyordu. Hikayesi 1988 yılında çekilen bir filme konu olan, Amerikan otomobili Tucker’da da yine üçüncü bir far bu görevi üstlenmişti. 1967 yılında üretilen Citroen DS’de işleri biraz daha ileri gitmiş, üçüncü fara gerek kalmamıştı ve farlar sadece direksiyondan değil amortisörlerden gelene verileri de değerlendiriyor, duruma göre sağa sola dönüyor, alçalıp yükselebiliyordu.

Eğlence sistemine gelince... Sistem muhteşem! Müziği yüksek sesle dinlemeyi sevenleri çok mutlu edecek 12 adet Dynaudio hoperlör, bağımsız çarpraz filtre ile, 5x130W gücündeki amfiye bağlı. Sistemin sesini ne kadar açarsanız açın, bir bozulma olmuyor. Dolby ve ProLogic2 dijital ses işlemcisine sahip sistemde, MP3 ve WMA uyumlu CD çalar bulunuyor. “Aux” girişinden iPod gibi harici bir müzikçalar da bağlayabiliyorsunuz.

XC90, hem SUV’ların hemde büyük sedanların temel özelliklerini taşıyan, gerçek bir aile aracı. Çocuklu aileleri mutlu edecek özelliklerinden bir tanesi, arka kapı kilitlerindeki, çocuk kilidi mekanizmasının, ön koltuktakiler tarafından, bir düğmeye basılarak devreye sokulabilmesi. Bir diğer özellik ise, sadece ön camın değil, yan camların da lamine olması. Bu ekstra güvenlik unsuru sayesinde, lamine yan camları kırıp aracın içinden birşey almak, çok zaman alan bir iş haline dönüşüyor. Diğer yandan konfora da faydası oluyor ve ses izolasyonuna katkıda bulunuyor.

Aracın otomatik şanzımanı 6 vitesli. XC90’da arazi vitesi bulunmuyor. Kış modu bulunan şanzıman, kaygan zeminlerde kontrollü kalkış yapmayı sağlıyor. İsterseniz, 3 viteste de kaldırabiliyor ve torku daha da düşürebiliyorsunuz. Gaza sonuna kadar bastığınızda, kısa vites oranlı şanzıman ve yüksek tork aracı ok gibi fırlatıyor. 70 km/s hıza kadar 2.vites bitiyor ve 100 km/s hıza ulaşması 3.vitesin sonlarına doğru gerçekleşiyor. Vitesler hızlı ve yumuşak geçiyor. İstenildiğinde manuel moda alıp, motor devri kırmızı bölgeye girene kadar bütün devir bandını kullanmanız da mümkün. Ama en iyi hızlanma siz vites atma işini araca bıraktığınızda gerçekleşiyor.

Süspansiyon konforu genel olarak iyi olan XC90’ın sürüşü sedan otomobillerden çok arazi taşıtlarına yakın. Virajlarda “asfaltçı”lar kadar iddialı olmasa da, rahatsızlık verecek bir durumu yaşatmıyor.

4.8 metre uzunluğa sahip XC90’ın dönüş turu yaklaşık 12 metre. Firmanın verdiği bakıp masraf çizelgesine göre, araç, 50,000 km kullanıldığında yaklaşık 2000 YTL bakım masrafı çıkıyor. Kabaca 10,000 km’de bir 400 YTL bakım masrafı gerekiyor.

İçinde ve dışında, özgün çizgileri olan XC90, ne Alman, ne Japon ne de İngiliz arazi taşıtlarına benziyor. Kendine has bir karakteri olan XC90, güvenlik, konfor ve ekonomiyi bir arada sunan başarılı bir SUV.

İnceleme : Can Şaher(Ntvmsnbc Otomobil )

Teknik Özellikler

Motor Hacmi ve silindir: 2401 cm^3 sıralı 5

Sıkıştırma Oranı: 17..03

Beygir gücü/devir (ps) 185 / 4000

Tork / devir (nm) 400 / 2000

Çekiş 4x4

Şanzıman 6 otomatik

Ağırlık (kg) 2058

Uzunluk/Genişlik/Yükseklik (mm) 4807/1898/1743

Dingil Mesafesi (mm) 2857

depo Lt 68

Son Hız Km/h 195

0-100 Km/h Hızlanma (sn) 10..9

Jant-Lastik 235/65 R17

Yakıt Tüketimi (Ş.içi) 11.5 (Lt/100km)

Fiyat (test tarihinde) 90664 Euro

23 Haziran 2008 Pazartesi

Hyundai


Hyundai, RWD Coupe
Güney Koreli otomobil üreticisi Hyundai, uzun bir süredir üzerinde çalışmalar yürüttüğü RWD Coupe'nin konsept modeli olan RWD (Rear-Wheel-Drive) Genesis Coupe Konsept'i Los Angles Otomobil Fuarı'nda sergilemeye başladı.

Genesis Sedan üzerine geliştirilen Hyundai RWD Coupe, 2+2 oturma düzenine sahip. Genel gövde yapısına bakıldığı zaman "Z" harfini çağrıştıran sert ve agresif tasarım çizgilerine sahip olan RWD Coupe'de dikkat çekici turuncu bir renk tercih edilmiş. Sportifliğin her alanda ön bölümde tutulduğu araçta, motor kaputundan başlayıp tüm tavanı kaplayan karbon yapı farklı bir etki yaratırken, sert hatlara sahip ön ve arka farlar aracın agresif yapısını ön plana çıkaran öğeler olarak dikkat çekiyor. İşlevselliğin ön planda tutulduğu gövde yapısında karbon kaput üzerindeki hava girişleri aracın daha sağlıklı hava almasına yardımcı olurken, arka lastiklerin önünde bulunan hava girişleri frenlerin maksimum değerde soğuk tutularak daha iyi bir duruş imkanı sağlaması için tasarlanmış. Arkadan itiş sisteminin kullanıldığı RWD Copue'de yer verilen 20 inçlik alaşım jantlar ise araca dinamik bir görünüm katmış.

Hyundai RWD Coupe’de 3.8 litrelik V6 motora yer verilmiş. 300 beygir güç ve 250 lb-ft tork üreten bu motor RWD Coupe’nin 0'dan 100 km hıza 6 saniyede ulaşmasını sağlıyor. RWD Coupe'de 6 ileri manüel şanzıman kullanılıyor.

Hyundai'nin ikinci coupe modeli olacak olan RWD Coupe'nin 2009 yılında satışa sunulması öngörülüyor.

20 Haziran 2008 Cuma

Skyline GT-R



Japon üreticinin kendi pazarı için ürettiği Skyline GT-R, burada adeta bir Corvette kadar saygı görüyordu. İlk kez 1969 yılında piyasaya çıkan ve zaman içinde sürekli yenilenen Skyline GT-R, çok güçlü motoru, erkeksi hatları, performansı ve sürüş özellikleri, bu aracı adeta bir "ikon" haline getirmişti. Ancak Japonya dışında sadece İngiltere'de satılıyordu. Zira soldan direksiyonlusu asla yoktu...

Tüm bu sır perdesine karşın ünü internet siteleri, dergiler ve televizyon sayesinde yayıldı. Tüm dünyada, onu bir kez dahi gerçek hayatta görmemiş fanatikleri bile oluştu. Buna bir miktar da "Hızlı ve Öfkeli" yardımcı oldu. Nitekim Tokyo Drift filminin ardından bazı Amerikalılar bile Honda'larına ya da Dodge marka araçlarına GT-R logosu takmaya başladı. Aracın yeni versiyonunun piyasaya çıkacağı haberleri, kimileri tarafından pek de umursanmazken, fanatikleri neredeyse gün sayıyordu.

Bu yüzden Nissan, alışılmışın dışında bir taktik izleyer araç için hiçbir tanıtım yapmamaya karar verdi. Yani ne büyük bütçeli reklam filmleri çekilecek, ne de video oyunlarında oynatılacaktı. Bunun yerine kamuflajlı fotoğrafları bazı video ve fotoğraf sitelerine dağıtıldı. Japonya'da ise onun adına bir çizgi roman piyasaya çıkartıldı. Romanın kahramanı, yeni GT-R kullanıyordu. Sonuçta yeni GT-R'ı merakla bekleyen hatırı sayılır bir kitle oluştu. Ve bu kitle, direksiyonunda Renault ve Nissan'ın CEO'su Carlos Ghosn'un oturduğu aracın podyuma çıkışını bile ağzı açık seyretti. Nitekim büyük bir gazeteci ordusu da bunun bilincinde olarak standı adeta işgal etmişti.

Yine çok hızlı
“Herkesin, her yerde ve her zaman hoşlanacağı muhteşem bir spor otomobil" diye tanıtılan Nissan GT-R, bu özelliğini genlerinden alıyor. Nitekim çift turbo beslemeli 480 HP'lik 3.2 lt V6 motor, dört tekerlekten çekiş sistemi ve 6 ileri çift debriyajlı bir vites kutusuyla donatılmış. 0-100 km/s hızlanmasının 3.5 saniye civarında olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla bu rakamlar bile heyecan verebiliyor.

Köşeli ve yuvarlak hatların birarada kullanıldığı tasarımı tüm saldırganlığını ortaya koyarken, Skyline geleneğine sadık kaldığını yuvarlak stop lambalarıyla belli ediyor. Aralık ayının ilk haftasında Japonya'da piyasaya çıkması planlanan GT-R, yaklaşık 70 bin dolarlık etikete sahip olacak. Bu rakam, Nissan 350Z'den bile oldukça fazla. Daha sonraysa Amerika ve bazı pazarlarda satışı da gündeme gelebilecek. Zira Amerikalıların heyecanla bekledikleri konuşuluyor.

13 Haziran 2008 Cuma

Jaguar XF


Spor bir aracın stil ve performansı ile lüks bir sedanın zarafet, genişlik ve çok yönlülüğünü birleştiren Yeni Jaguar XF, 2008 ilkbaharında satışa sunulacak. Jaguar ailesinin en yeni üyesi Yeni Jaguar XF, spor bir aracın stil ve performansı ile lüks bir sedanın zarafet, genişlik ve çok yönlülüğünü birleştiriyor. Böylece geleneklere meydan okuyup kendi kuralları ile hareket edecek bir aile üyesi olacağını gösteriyor ve bunun Jaguar için yeni bir dönemin başlangıcı olacağına dair sinyaller veriyor. Yeni Jaguar XF, Ortaklar Otomotiv aracılığı ile 2008 ilkbaharından itibaren Türk kullanıcılarla buluşacak. Çarpıcı tasarımı ile Jaguar'ın göz alıcılık anlayışından taviz vermeyen Yeni Jaguar XF'in sürüş deneyimi ise, "sıra dışı yetenekleri ve kontrolü ile rahat ve kendinden emin" olarak tanımlanabilir. Kendine has özellikleri ile Jaguar markasına yeni bir boyut katan Yeni Jaguar XF, görsel heyecanı yanında, beş kişiye keyifli bir ortam yaratan, modern stilli ve benzersiz Jaguar imajını koruyan geniş iç mekana sahip. Yeni Jaguar XF'in iç ambiyansı, ince işçiliği, lüks malzemeleri, kullanışlı enstrümanları ve huzur verici iç aydınlatması ile oldukça zengin ve sınıfındaki en yüksek zarafet seviyesini yakalamış durumda. Kontak açıldıktan sonra da zarif bir şekilde dönerek açık konuma gelen havalandırma menfezleri, tavan konsolu ve torpido gözü aydınlatmaları için dokunma ya da yaklaşmaya duyarlı kontrol sunan yeni teknoloji JaguarSense, konusunda uzman Bowers&Wilkins tarafından özel olarak tasarlanmış ses sistemleri, Dijital Ses Yayını (DAB), Bluetooth® iletişim teknolojisi, dokunmatik ekrandan tüm fonksiyonlarına kumanda edilebilen iPod® ve MP3 çalar bağlantıları Yeni Jaguar XF'in ayrıcalıklı sürüş keyfinin birkaç özelliği. XF Programı Baş Mühendisi Mick Mohan, Yeni Jaguar XF'in iç mekanını "stil ve zenginliğin bir birleşimi" olarak tanımlayıp; sözlerini "Yeni Jaguar XF, estetik ve fonksiyonelliğin bir arada ne kadar uyum içerisinde var olabileceğinin ispatıdır." biçiminde tamamlıyor. Yeni Jaguar XF, bir spor araçtan, lüks bir uzun mesafe aracına kadar, her rolde mükemmelin de ötesine geçiyor. Yeni XF, Jaguar için bir dönüm noktası. Markanın gelecekte nasıl bir yol izleyeceğine dair sinyaller veren Yeni XF, Jaguar'ı büyük kılan özelliklerin gerekliliklere de bağlı kalıyor. BİR BAKIŞTA - Yeni XF'in karoser dizaynı Jaguar'ın yeni sedan tasarım dilinin bir anlatımı. Yeni XF, ince işçilik ve görsel heyecan bakımından da dış görünüme eşdeğer bir iç mekan kalitesi ile son derece modern ve lüks bir ortam sunuyor. - Coupe benzeri hatlara sahip Yeni XF, beklenmedik şekilde iç mekanda da geniş bir alan yaratıyor: Beş yetişkin için konforlu bir ortam, cömert iç mekan ve eşya koyma kapasitesi ve 540 litreye* (arka koltukların katlanması ile buna ek olarak artı 420 litrelik bir alan da mevcut) varan bagaj kapasitesi. - Jaguar ustalığı Yeni XF'de yeni bir boyut yaratıyor. Çok yönlü gösterge paneli, dokunmatik ekran, modern malzemeler ve grafikler, yeni 'sürpriz ve keyif' özelliklerini tamamlıyor. Yeni XF'e ilk girildiğinde çalıştırma butonu kalp atışı gibi kırmızı renkte yanıp sönmektedir. Motoru çalıştırdığınız anda Jaguar Sürüş Seçici avucunuzun içine geliyor, aynı anda da dönen havalandırma menfezleri, kapalı 'park' pozisyondan fonksiyonel açık pozisyona geçiyor. - Sınıfındaki en iyi burulma direnci, hem zarafet hem de dinamik performans sunuyor, sürücü odaklı ve dikkate değer rahatlıkta bir sürüş deneyimini destekliyor. - Yeni XF, tümü Jaguar'ın yeni Sıralı Vites Değişimli 6 vitesli otomatik şanzımanı ve manuel vites değişimi için direksiyona monte edilmiş pedallara sahip dört farklı tipte motor seçeneği ile Türkiye pazarında olacak:" 2.7-litre V6 çift-turbo şarjlı dizel: 0-60 mil/s sadece 7.7 saniye (0-100 km/s 8.2 saniye) ve 143 mil/s maksimum hız." 3.0-litre V6 benzinli: 0-60 mil/s 7.9 saniye (0-100 km/s 8.3 saniye) ve 148 mil/s maksimum hız." 4.2 n/a V8 benzinli: 0-60 mil/s 6.2 saniye (0-100 km/s 6.5 saniye) ve 155 mil/s elektronik olarak sınırlandırılmış maksimum hız." 4.2 s/c V8 benzinli: 0-60 mil/s 5.1 saniye (0-100 km/s 5.4 saniye) ve 155 mil/s elektronik olarak sınırlandırılmış maksimum hız. - Yeni XF'de bulunan sürüş yardımlarından bazıları: Elektronik Fren Yardımı, Elektronik Fren Güç Dağılımı, Anti-Blokaj Fren Sistemi, Dinamik Stabilite Kontrolü, Dönüş Fren Kontrolü ve Motor Çekme Torku Kontrolü. Ve Jaguar'da bir ilk olarak, gerekli durumlarda aracın hızını düşürerek ön tekerleklerin tutuşunu daha da iyileştiren Dışa Savrulma Kontrol Mantığı. - Yeni XF, Kör Nokta Monitörü, Ön ve Arka Park Yardımı, Arka Kameralı Park Yardımı, Adaptif Hız Kontrol Sistemi, Otomatik Hız Sınırlandırıcı ve Lastik Basıncı Görüntüleme Sistemi gibi geniş bir sürücü yardım özellikleri portföyü barındırıyor. Bluetooth® uyumluluğu, iPod®/MP3 çalar arabirimi, Jaguar Ses, Dijital radyo ve bir ya da altı diskli CD çalar sayesinde araç sahipleri, seçimlerine göre hem müzik dinleyebilir hem de konuşabilirler. - Yeni XF'de, hepsi dokunmatik ekrandan kumanda edilen, üç kademeli ses sistemi sunuyor. Sınıfının en üstün Bowers & Wilkins 440w Premium Ses Sistemi opsiyonu sayesinde olağanüstü ses kalitesi ve gerçek ses üretimi sunuyor. Bowers & Wilkins tarafından XF için tasarlanan ve özel ayarlanmış, surround ses sistemi güçlü ve berrak bir ses performansı sağlıyor. - Jaguar'ın sedan araçlarında bir ilk olarak; Yeni XF, markanın yeni "Yaya Temas Algılama Sistemi"ne sahip. Yayaya çarpma durumunda kaputun piroteknik olarak açılmasıyla göz açıp kapayıncaya kadar kaput ve motor arasında yastık etkisi yaratılıyor. - Her pazara göre üç ekipman seviyesi sunuluyor. Lüks seviye, benzinli ya da dizel V6 motorlarda; Premium Lüks, benzinli, dizel V6 veya atmosferik basınçlı V8 motorlarda; SV8, Supercharge teknolojisine sahip, benzinli V8 motorlarda sunuluyor. - Yeni Jaguar XF, Türkiye pazarında şu anda sipariş edilmeye hazır durumda. İlk araçlar sahiplerine 2008 ilkbaharında teslim edilecek.